Dilimizin Çok Fazla Bilinmeyen 7 Önemli Özelliği

Vücudumuzda bulunan organları yakından tanıdığımızı düşünsek de hala hangi organımızın nasıl bir işlevi olduğunu tam olarak bilmiyoruz. Örneğin dilimiz, pek çok işleve sahip bir organ olmasının yanında tam olarak hangi özelliklere sahip olduğu pek de bilinmeyen bir organdır. Vücudumuzun en esnek organlarından biri olan dilimiz, hepimizi şaşırtan bazı özelliklere sahip. 

Bugün sizlere Bright Side tarafından derlenen, normal bir günde en çok kullandığımız organlardan biri olan dilimiz hakkında bazı ilginç gerçekleri paylaşacağız. Sizler de kendiniz bu bilgileri test edebilirsiniz. Hazırsanız başlayalım:

Dilimizin pek bilinmeyen ilginç özellikleri

Parmak izi gibi her dil de farklıdır

Her insanın parmak izinin farklılık gösterdiği artık bilinen bir gerçek. Hatta akıllı telefonlar bile kullanıcısını parmak izi kullanarak doğruluyor. Peki dilimizin de tıpkı parmak izi gibi herkeste farklı olduğunu biliyor musunuz? Pek hoş olmayabilir, ancak ileride parmak izi yerine dil doğrulama sistemli akıllı telefonlar görebiliriz. 

Dil, diğer kasların aksine asla yorulmaz

Tıpkı ayağımızda ya da kolumuzda bulunan kaslar gibi dilimiz de kas yapısından oluşur. Peki, kolumuz bir süre sonra yorulabilirken dilimizin asla yorulmadığını fark ettiniz mi? Sanki bir ahtapot gibi pek çok yöne hareket ettirebildiğimiz dilimiz 8 kastan oluşur. Bu da ağzımızın içinde esnek bir şekilde hareket edebilmesini ve aldığımız gıdaları yemek borusuna göndermemizi kolaylaştırır. Üstelik bunu yaparken herhangi bir yorulma belirtisi göstermez.

Diğer kaslar gibi diliniz de şişmanlayabilir

Dilimiz yorulmayabilir belki, ancak şişmanlamaya devam eder. Kilo aldığınızda tıpkı diğer kaslar gibi kilo alan diller, horlama ve uyku sorunlarının da sebepleri arasında yer almaktadır.

Diliniz farklı alanlarda farklı tatlar hissetmiyor

Bu belki de diller hakkında bilinen en büyük şehir efsanesidir. 1901 yılında doktora tezini sunan Alman bilim insanı David Hanig’in yaptığı çalışmanın yanlış yorumlanması sonucu ortaya çıkan bu bilgi, aslında tam olarak doğru değil. Aslında Hanig, dilin herhangi bir tarafında tatların farklı yoğunluklarda hissedildiğini açıklamıştı. Yani dilimizin her bölgesi hem acı, hem tatlı hem de ekşi tatları alabilir, sadece farklı yoğunluklarda hissedilir. Bunun sebebi ise yemeden önce kötü veya zehirli yiyecekleri belirlememiz olarak gösteriliyor.

Sadece dilinizi kullanarak bir şeyin lezzetini alamazsınız

Aslına bakıldığında dil, lezzeti değil tatları tanımlar. Yani yediğiniz bir şeyin tatlı olduğunu dilinizle anlayabilirsiniz, ancak koku duyunuz olmadan nasıl bir tatlı olduğunu anlayamazsınız. Bu durumu özellikle grip gibi burnumuzun tıkandığı hastalık durumlarında yaşıyoruz. Hastalandığımızda iştahımızın kesilmesi ve yiyeceklerden lezzet alamama sebebimiz de bundan kaynaklanıyor. 

Dil, vücudun en hızlı iyileşen kısmıdır

Yaşamınız boyunca dilinizi kaç defa ısırdınız? Genelde dilinizi ısırdığınızda 1-2 dakika acı hisseder sonrasında bu acıyı unutmuş olursunuz. Bunun sebebi, tükürüğün de etkisiyle dilin dokusunun insan vücudunun en hızlı iyileşen kısmı olmasıdır. 

Dilinizin rengine göre rahatsızlığınızı öğrenebilirsiniz

Dil, vücudunuzda sağlık sorunu yaşayıp yaşamadığınızı da sizlere gösterebilir. Eğer diliniz açık pembeyse muhtemelen sağlıklısınızdır, ancak farklı bir renge sahipse bazı rahatsızlıklar olabilir. Mesela diliniz çok kırmızıysa enfeksiyondan kalp sorununa kadar pek çok rahatsızlığa sahip olabilirken diliniz sarıysa mide ve karaciğer problemleriniz olabilir. Diliniz beyaz olduğunda ise dehidrasyon sorununuza işaret eder. Sizler de dilinizin rengini ve vücudunuzu kontrol ederek hasta olup olmadığınızı tahmin edebilirsiniz. 

İnsan vücudunun tüm organları gibi çok önemli olan dille ilgili bazı önemli bilgileri sizlerle paylaştık. Peki, bu bilgiler sizlerin hoşuna gitti mi? Bu tarz makalelerin daha sık gelmesini ister misiniz? Düşüncelerinizi yorumlar kısmında bizlere iletebilirsiniz.